İstanbul’un yoğun trafik sorununa çözüm bulmak amacıyla hayata geçirilen TRALICO projesi, yapay zeka teknolojilerini kullanarak trafik ışıklarını gerçek zamanlı verilerle yönetmeyi amaçlıyor. Proje, Hakan Kaplan liderliğinde, 11 Nisan 2026 tarihinde uluslararası bir akademik iş birliği ile başlatıldı. Macaristan, Türkiye ve Japonya’dan gelen araştırmacıların katkıda bulunduğu TRALICO, şehir içi ulaşım yönetimini dijital bir altyapıya taşımayı hedefliyor.
Geleneksel trafik ışıkları genellikle belirli saatlere göre ayarlanmış sabit zaman dilimleriyle çalışmasına karşın, bu yeni sistemde trafik akışı anlık verilere göre dinamik bir şekilde yönetilecek. Proje kapsamında yol sensörleri, radarlar, Bluetooth sinyalleri ve mobil veriler bir araya getirilerek trafik akışı analiz edilecek.
Macaristan’dan projenin koordinatörü Vilmos Simon, bu sistemin en önemli amacının trafik yoğunluğu oluşmadan önce durumu tespit etmek olduğunu belirtti. Yapay zeka algoritmaları sayesinde, trafiğin ilerleyen dakikalardaki seyri tahmin edilerek kavşaklardaki süreler optimize ediliyor. Bazen sadece birkaç saniyelik bir zaman ayarı, uzun kuyrukların oluşmasını önleyebiliyor.
Pilot uygulama Yedikule’de gerçekleştirilecek. Geliştirilen sistem şu anda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı gerçek veri setleri üzerinden simülasyon aşamasında test ediliyor. Teorik çalışmaların ardından, projenin saha uygulamasına geçmesi planlanıyor. İstanbul’un Yedikule semtindeki beş stratejik kavşak, pilot bölge olarak seçildi. Bu uygulama ile sistemin gerçek dünya koşullarındaki etkinliği gözlemlenecek.
Sistemin seyahat sürelerinde %5 ile %10 arasında bir iyileşme sağlaması durumunda, bu İstanbul’da önemli bir ekonomik kazanım yaratacak. Daha az dur-kalk yapan araçlar, yakıt tasarrufu sağlarken karbon emisyonları da azalacak.
Budapeşte Teknoloji ve Ekonomi Üniversitesi (BME), bu proje sayesinde Türkiye ile olan bilimsel iş birliğini daha da güçlendiriyor. Üniversite, mühendislik alanındaki programlarıyla pek çok Türk öğrenciye ev sahipliği yapıyor ve yürütülen ortak projeler teknoloji transferine olanak tanıyor. QS Avrupa sıralamalarında üst sıralarda yer alan bu kurumun diplomaları, Türkiye’deki meslek odaları tarafından da kabul ediliyor. Bu tür uluslararası konsorsiyumlar, büyük şehirlerin ulaşım problemlerine bilimsel bir perspektiften yaklaşma fırsatı sunuyor.